Afyonkarahisar Barosundan Diyanet İşleri Başkanına Destek

Yaşasın Türkülüğün Tarihi ve Manevi Değerleri, Bununla Anlam Bulsun Hayatlarımız, Hak ,Özgürlük ve Adalet İnsanlığın Ortak ve Değiştirilemez İlkeleridir, Moda akımlara Kurban Edilemezler. Anayasa Md 33. Dernek kurma hürriyeti ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir. Yani bu gün, kendilerini bir dernek hükmi şahsiyeti altında dokunulmaz zannedenler, yasanın tanıdığı korumayı aşılmaz bir zırh görenler genel ahlak kavramına ters düştüklerinde bu koruma ve zırhın anlam ifade etmeyeceğini bilmelidir. Anayasanın temel kavramlarından birisi olan "Genel Ahlak", hak ve hürriyetlerin kısıtlanabilmesi veya yasaklanması için kabul edilen meşru gerekçelerden birisidir Anayasa Mahkemesi kararlarında Genel Ahlak " Belli bir zamanda bir toplumun büyük çoğunluğu tarafından benimsenmiş bulunan ahlâk kurallariyle ilgili hareketleri gösteren ve kolayca anlaşılan bir anlam taşımaktadır." denilmektedir. Ama kanaatimce bu tanım yetersiz ve bulanıktır Genel Ahlak kavramını doğru tanımlamak için Anayasanın başlangıç ilkelerine bakmamız gerekir. Burada sessiz sedasız duran/bekleyen "Türklüğün tarihi ve manevi değerleri" aslında her konuda elimizde olması gereken bir pusula olduğu gibi genel ahlak kavramının da anahtarı olmalıdır Burada sanılanın aksine, "inanç özgürlüğü" kavramına atıfta bulunmayacağım. Zira inanç, özel olarak İslam inancı Türkiye için sadece bir özgürlük alanı değil, milletin ve devletin kurucu unsuru, bu toprakları vatan yapan şeydir. Bu gafiller bilsin ki sekiz dokuz değil binlerce nesildir aynı şeye ve aynı değerlere inanıyoruz. Sultan Alpaslan'ın "Biz Türkler Temiz Müslümanlarız" dediği günden bu yana terk etmediğimiz ilkelerimiz, değerlerimiz var! "Söylemini kutsal sayılan değerle üzerine inşa etmek" halkı kin ve düşmanlığa teşvik etmez, tam tersine milletimize yöneler kin ve düşmanlığa direnç ve bu azgın gareze karşı birlik olma gücü sağlar. Onların “tarihsel kazanımlar” dediği şey, binlerce yıllık insanlık tarihine nisbetle bir an bile sayılamayacak kısalıkta bir zaman diliminde ortala çıkmış, insanlığın kadim değerlerinden sapma mahiyetinde, aslında moda bile sayılamayacak kadar cılız ve az kabul gören sabun köpüğü/saman alevi çıkışlardır. Bu ayrıksı, sapma niteliğindeki akıma karşı çıkmak nefret söylemi falan değil, hakikatin ifadesidir. Üstelik nefret söylemi kavramı arkasına saklanan bu düşünce, tarihin gördüğü en hoşgörüsüz, saldırgan ve nefret yüklü bir üsluba sahiptir. Kendileri gibi düşünmeyenleri kolayca itham eden, yargılayan dahası mahkum eden bu azgınlığın gücü sadece sesinin çok çıkmasından kaynaklanmaktadır. “Ayrımcılık” olarak ifade ettikleri şeyin alasını, başkalarına karşı göstermekten çekinmeyen bu azgın güruh herkesin kendileri gibi düşünmesini istemekte, toplumları ve nesilleri kendilerine benzetmeyi bir hak olarak görmektedir. Lafı eveleyip gevelemeden hedeflerinin açıkça kutsal kitabımız olduğunu söylemeseler de biz bu niyeti dün biliyorduk bugün de farkındayız. Şunu bilsinler ki kutsal kitabımızın doğruları, doğrularımızdır. Bunu onlarla tartışacak değiliz. Türlüğün Tarihi ve Manevi değerlerini dün olduğu gibi bugün de savunmaya devam edeceğiz. Kendilerini bu toprağın sahipleri olduğu rüyasından/vehminden uyandırmak zorunda kaldığımız için özür de dilemeyeceğiz. Bu rüyadan ne keder erken uyanırlarsa kendileri için o kadar iyidir Keyifleri kaçacak diye bundan geri durmayacağız. Yine bir anayasal metin olan İstiklal Marşının da her dizesini, her kelime ve kavramını da bıkmadan usanmadan tekrar edeceğiz. Garbı arkasına almış gafiller çok meraklılarsa ait oldukları yere gidebilirler. Ancak burada yaşayacaklarsa inancımıza, değerlerimize ve tarihimize saygılı olmayı öğrenecekler, başka yolu yok!!! Onların "medeniyet" dediği şey, bilsinler ki bizim medeniyetimiz değildir. Ummasınlar ki onlara "sizin dininiz size bizim dinimiz bize" diyelim. Bunun denileceği zayıflıkta değiliz, eşit koşullarda hiç değiliz. Ne demek istediğimizi anlamayanlar sorsun öğrensinler. Türklüğün Tarihi ve Manevi değerleri bu topraklarda galebe çalmıştır ve artık kimseyle bunun pazarlığını yapacak değiliz. Haddini bilmeyenler, bilmek istemeyenler tarihimize bakmalıdırlar. Belki böylece ayaklarını denk alırlar Bu toprakları vatan yapan en geniş anlamıyla inanç ve değerlerimiz bize "eline ,beline ,diline sahip ol!!!" emrini vermektedir. Hünkar Bektaş Veli, sekiz-dokuz değil, yüzlerce nesil öncesinden bu umdeyi milletimizin levhasına kazıdı ve hamuruna kattı. Bu vatanda yaşayan herkes en asgarisinden bu değerleri bilmelidir. "Beline sahip ol" çağrısı yapan Diyanet İşleri Başkanına hücum edilmesi kabul edilemez. Av.Turgay ŞAHİN - Afyonkarahisar Baro Başkanı

Diğer haberler için tıklayın